Bayramlarda seyranlarda babamın telefonu hiç durmaz. Arayan arayana… Tabi o da arar bir yığın kişiyi.
Elinde bir arkadaş
listesi var, bayram sabahları kahvaltıdan sonra alır o listeyi eline, ilk önce
listeyi günceller, bu aneliyat oldu, bu öldü gibilerinden, sonrada başlar
aramalara… Yaş 72 olunca bu işlemi de öyle doğal yapıyor ki size anlatamam.
Babam babasını 6
yaşındayken kaybetmiş, sonra da 11 yaşında onu Ankara’ya yatılı okula
göndermişler. Lise bitene kadar orada ailesinden uzakta yaşamış. Okul
arkadaşları ile yolları ayrılmış sonra, bir kaçı dışında diğerleri ile bağı
kopmuş…
Bundan 4-5 yıl önce
bir organizasyon yaptılar ama o zaman babam yeni by-pass ameliyatı olduğu için biz katılmasını
istememiştik. Arkadaşlarının hepsi Ankara’da okullarında toplandılar, biri de
kameraya almış, sonra babama CD’sini gönderdiler babam ağlaya ağlaya seyretti
arkadaşlarını evden. Kimini ilk görüşte tanıdı, kimini zor çıkarttı…
Yaşlanmışız diye iç geçirdi…
Ondan sonra
Antalya’da toplandı aynı ekip, bu sefer babam da gitti. O nasıl bir heyecan, o
nasıl bir mutluluk size anlatamam. 20-30 kişi toplanmışlar, akşam güzel bir
yemek yemişler, sonra tekne gezisine çıkmışlar, eğlenmişler, dertlenmişler,
özlem gidermişler 2 gün.
Biz bu 2 günlük
Antalya anılarını epey bir dinledik. Babamın anlatışını, havasını bir görseniz
güleyim mi ağlayayım mı bilemezsiniz, yaptıklarından bahsederken sanki 20 lik
delikanlılardan bahsedermiş gibiydi…
Şimdi de Bursa’dalar…
Dün sabah gittiler bu akşam üstü evlere dağılacaklar… Yine 20-25 kişi falan
toplanmış, babamın sesi pek mutlu geliyordu. Neler konuşuyorlar acaba?? O kadar
çok isterdim ki uzaktan bu 70 küsür yaşlarındaki içleri genç grubu izlemeyi…
Sanırım hayat
yaşamasını bilene her yaşta güzel…
Hırslardan,
baskılardan, dayatmalardan, acı haberlerden, insanın insana yaptığı zulmden
uzak huzur dolu bir haftasonu olsun hepimiz için…

























